Sayfalar

13 Mayıs 2015 Çarşamba

Pancar çiçeği ucu (pürçek) kavurması

Slm,

haberlerde izledim, vatandaş "eski adı pancar sosyeteler kara lahana diyor" dedi. Biz pancar diye büyüdük o nedenle "halk" adını kullanmaya devam edeyim dedim. Yöresel lezzetler en fazla İsmihan'dan çıkar tabi ki, hem de parmaklarınızı yersiniz lezzetinde. İnternetten pancar ucu çiçeği, pürçek, pancar ucu diye aradım ama resmine ulaşamadım. Pürçek dediğimiz pancar ucu brokoliye benzeyen ama brokoli gibi yoğun ve sık olmayan pancarın çiçeğinin henüz tomurcuk hali. Nefis kavurması oluyor. Paylaşayım dedim.

Malzeme:

Pürçek
soğan
Tereyağ
Sıvıyağ
Tuz
Sarmsak (yeşil yaprağı)

Yapılışı: Pürçekler az sıcak suda haşlanır, sıkılır. Soğanlar karamalize olana dek kavrulur pürçekler eklenir ve bir güzel harmanlanır. Afiyet olsun.

















Sevgiyle kalın

5 Mayıs 2015 Salı

Yeşil Bezelye Kızartması

Slm,

İsmihan'dan nefis yöresel bir lezzet.

Malzeme:

Yeşil bezelye 1/2 kg
Tereyağ
Ayçiçekyağı
Mısır unu
tercihe göre: Yumurta veya soğan

Yapılışı: Bezelyeleri az suda veya haşlama aparatında haşlayın ve süzün. Mısır ununa bulayın tereyağı ve ayçiçek yağı ile kızartın sade yapabileceğiniz gibi üzerine yumurta veya soğan ekleyebilirsiniz afiyet olsun




Diyanet İşlerine sorular?

Slm,

aklıma takılmıyor değil onlarca soru;
neden 1 milyonluk araç şimdi (tam seçim üzeri) iade ediliyor?,
bakara marada neredeydiniz,
Kuran'ın meydanlarda çıkar amaçlı  kullanılmasına ne diyorsunuz?,
islam mütevaziliktir ya sizce? ve kurum olarak bunu ne kadar hissettiriyorsunuz?
Her hafta cuma hutbelerinde dürüst olmak, alın teri, emek, helal kazanç, kardeşlik vb vb yüzlerce harika hutbeler okutulurken ülkemizde bu kadar hırsızlık, yolsuzluk, yalan, dolan, adam satma, dedikodu, uyuşturucu batağı, para para para çılgınlığı ve insanlık adına kaybettiğimiz tüm güzel değerler karşısında bişeyler düşünüyor musunuz?
Kurum olarak göreviniz???
Allah'ı hesaba katmayarak insanların dinini, inancını, imanını sorgulayanlar hakkında bir kelamınız yok mudur?
Peki siz inananlar  Allah'ın verdiği aklı israf ettiğinizi düşünüyor musunuz (kullanmamak da bir israftır) ? vb vb....


Ahmet Hakan yine güzel yazmış paylaşayım dedim.



Samimiyetle sevgiyle kalın..

28 Nisan 2015 Salı

Menemenvari

Slm,

tam adı nedir bulamadım elde ne varsa ekledim besin değeri yüksek bir menü çıktı ortaya. Listede olsun, unutmayayım diye ekliyorum. Gayet de lezzetli oluyor.

Malzemeler:

http://aynurunaynasi.blogspot.com.tr/2013/09/ksa-hazrlk-kahvaltlk-sos.html
Domates sosu (sadece domates+sarımsak+zeytinyağı ile yaptım)
maydanoz
sarımsak (tercihen)
yeşil soğan
yumurta
tuz
zeytinyağı

Yapılışı: Az yağ ve domates sosunu ve sarımsakları ekleyin  2 dk civarı kısık ateşte kaynatın.  Bir demet maydanozun 3/1 ni ve bol yeşil soğanı ekleyin ve yumurtayı yavaş yavaş ilave edin. Menemenvari  güzel bir lezzet ortaya çıktı. Afiyet olsun
Sevgiyle kalın...

27 Nisan 2015 Pazartesi

Aleviye ayrımcılık yapıyorsun diyorlar

Hak ve özgürlükleri korumak için Ankara kriterleri yeter diyorlar ama Aleviler haklarını sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne giderek koruyabiliyor.

Yine öyle oldu. Cemevini bir ibadet yeri olarak tanımama konusundaki inat,Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde utanç verici bir mahkumiyetle sonuçlandı.

                                              * * *

Mahkumiyet utanç verici, çünkü AİHM, 14. maddeden mahkum ederek Türkiye’ye, açık açık “Sen Alevi vatandaşlarına ayrımcılık yapıyorsun” diyor.

Cumhuriyetçi Eğtim ve Kültür Merkezi Vakfı’nın açtığı davadan söz ediyorum. İlk olarak AİHM 2014 tarihinde Türkiye’yi mahkum etti. Geçtiğimiz günlerde de Türkiye’nin AİHM Büyük Daire’ye yaptığı itirazın reddedilmesiyle karar kesinleşmiş oldu.

                                               * * *

Olayın özü şu; Alevi vatandaşlarımızın kurduğu bu vakıf, elektrik faturaları için mahkemeye başvuruyor. Ve diyor ki, camiler, kiliseler elektrik faturası ödemiyor, biz de aynı muafiyetten faydalanmak istiyoruz.

Bizim mahkeme topu Diyanet İşleri’ne atıyor. Diyanet İşleri de Alevilik ayrı bir din değildir, cemevi de ibadet yeri değildir deyince, iş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gidiyor.
                                                    
                                                                 

                                              * * *

AİHM diyor ki: Bu cemevinde ibadet yapılıyor; cenaze kaldırılıyor ve buradaki hiçbir faaliyette kâr amacı güdülmüyor. Bütün bunlar, burasının bir ibadet yeri olduğunu apaçık bir şekilde ortaya koyuyor.

AİHM sonra da diyor ki: Eğer bir devlet ibadet yerleri için bir muafiyet getiriyor, bir imtiyaz tanıyorsa, bu imtiyazdan bütün dini grupları faydalandırmak zorundadır. Türkiye Aleviler’in ibadet yerlerini bu muafiyet kapsamı dışında tutarak Alevi vatandaşlara inançları temelinde ayrımcılık yapıyor.

                                              * * *

Karardan sonra, bir televizyon programında Diyanet’ten bir yetkiliye bu karar hakkında ne düşündüğünün sorulduğuna tanık oldum. Baktım aynı tas aynı hamam hâlâ cemevi ibadet yeri değildir diye tutturuyor. İşte burada Türkiye’nin çok önemli bir meselesine geliyoruz. Bir yer ibadet yeri mi, bir inanış din mi değil mi, eğer siz bunlara kendi inançlarınız temelinde karar vermeye kalkarsanız orada din özgürlüğü falan olamaz. İşte tam da bu yüzden, din özgürlüğü ancak laikliğin olduğu, devletin bütün inançlara eşit mesafede olduğu bir yerde bulunabilir.

                                              * * *

Bu, Alevi vatandaşlarımızın açtığı davalarda Türkiye’nin AİHM önündeki üçüncü mahkumiyeti. Zorunlu din dersi ve nüfuz cüzdanlarındaki din hanesi nedeniyle verilen mahkumiyetlerin gereği hâlâ yerine getirilmedi. Bir de şimdi cemevi mahkumiyeti geldi. Türkiye’nin Alevi vatandaşlarını ötekileştirdiği, onları yok saydığı AİHM kararlarıyla tescil ediliyor. Kararların gereğinin yerine getirilmemesi ise çok ciddi bir demokrasi ve hukuk devleti sorunu ortaya koyuyor. Ankara kriterleriyle bu iş ancak bu kadar oluyor...
                                                                              Orhan Kemal Cengiz
                                                      

10 Nisan 2015 Cuma

Sebzeli Bulgur Pilavı

Slm,

Aslında pilav değil de bulgurlu sebze yemeği mi deseydim bilemedim. Besin değeri çok yüksek ve oldukça da lezzetli. Türkiye'de hamile annelere ilk üç ay folik asit başlanıyor, ABD'de ise doktorların ilk üç ay bulgur ağırlıklı beslenin önerisi yaptıklarını ve folik asit başlanmadığını biliyor muydunuz? Bu tarifi mutlaka yapın derim, yanına ayran veya şalgam suyunu unutmayın.

Malzemeler:

Ölçü göz kararıdır. Aşağıdaki malzemelerin tamamı olacak diye bir kaide yok elinizde bulguru lezzetlendirecek ne varsa ekleyebilirsiniz.

1  su bardağı pilavlık bulgur
1 orta boy soğan
2-3 diş sarımsak
1 yemek kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı biber salçası
1 su bardağı bezelye (isteğe göre)
1 orta boy havuç
1 orta boy patates
1/2 su bardağı haşlanmış ama hafif diri yeşil mercimek (ince ince doğrayın)
1 su bardağından az haşlanmış ama hafif diri nohut
1 kaseden fazla yeşil biber, sıvıyağ
kuru nane, tuz, az şeker, acı biber
Et suyu veya normal su
Üzeri için taze nane

Yapılışı: Soğanları sıvı yağla karamelize edin, havuç, patates, sarımsak ekleyin ardından salça, bezelye, .... tüm malzemeleri sırayla ekleyin bulguru ekledikten sonra 1 dk civarı harmanladıktan sonra baharatlarını ekleyin ve su veya et suyunu ilave edin (sebze yoğunlukta olduğu için fazla su eklemeyin, su üzerine çıksın yeterli). Ocağın altını kısın ve pişdikten sonra karıştırın ve süre dinlendirin. Servis yaparken üzerine taze nane serpin. Afiyet olsun

Sevgiyle kalın...

7 Nisan 2015 Salı

Kaçamak

Slm,

hafta sonu günübirlik çıktık yollara; dağ, bayır demedik yürüdük, yürüdük, yürüdük. Bazen sitem ettik bu parkurun neresi kolay canımız çıktı diye ama olsun herşey  çok güzeldi. Doğanın ne kadar da güzel uyandığını siz  de görmek istemez misiniz?






















 Küçükken annem "bakın yılan resim çektirmiş" derdi. Ve uzuun yıllar yılanın harbiden resim çektirdiğini düşünerek nerede böyle bir yaprak görsem koşar adımlarla uzaklaşırdım.
Şimdi büyüdük, yılandan değil insanın yılan olanından korkmamız gerektiğini öğrendik ama bu yılan ne resim çektiriyor ne ip ucu bırakıyor,... anında yanınızda, yastığınızda, baş ucunuzda beliriveriyor işin kötüsü ısırdıktan sonra fark ediyorsunuz.






Sevgiyle kalın..

Şimdi ilk tanıma göre "esnaf" olan kadın ne cevap vermeli? Yaktın beni TDK !! ??

Slm,

Artık yorum yapmıyorum.
Esnaflık yapan  kadının vay haline..
 http://aynurunaynasi.blogspot.com.tr/2015/03/musait-misinizi-annemler-size-gelecek.html
Sevgiyle kalın...

Ispanaklı-Kıymalı Börek

Slm,

uzuuuuuuuuu...un bir aradan sonra kendi yaptığım leziz bir börek tarifi paylaşayım ki durumu da kurtarayım.

Malzemeler:

3 ad yufka
350-400 gr civarı kıyma (orta yağlı)
1/2 kg ıspanak
Sogan
arzuya göre acı pul biber
kimyon
karabiber
sıvıyağ

Yufka için:
1 su bardağı yoğurt (ölçü göz kararıdır)
1/2 çay bardağından az sıvıyağ
1 yumurta (sarısı üzerine)

Yapılışı:
İç harcı hazırlama: Kıymayı suyunu salıp çekene kadar kavurun ve az sıvıyağ ekleyin. Yemeklik doğranmış soğanları ekleyin ve soğanlar diriliğini kaybettikten sonra yıkayıp irice doğradığınız ıspanakları ekleyin, baharatları ekleyin ve 1 dk sonra altını kapatın.
Yufkaları ikiye bölün. yoğurt ve sıvıyağ+yumurtayı iyice çırpın. yufkanın üzerine fırça yardımıyla 1,5 çorba kaşığı sürün. . 1,5 - 2 kepçe iç harcı yayın ve yufkayı rulo yapın resimlerde görüldüğü gibi daire şeklinde yaptım siz istediğini şekilde dizin. Kalan karışımın içine yumurta sarısını ekleyin ve hazırladığınız böreğin üzerine sürün. Böreği pişirmeden önce dilimledim. Dolapta 4-5 saat beklettikten sonra pişirirseniz daha güzel oluyor. Sıcak servis yapınız afiyet olsun


 Allah Allah zavallıcıklar, ne işleri var burada; güneş yok, ışık eh, çerçeveler düştü düşecek,  her yer duvar, fiziksel ortam ne kadar rahatsız edici, çöp depolama alanı mı burası, ne yapıyor içeride üç tane hatun?  Biraz dikkatlice bakayım hele? Oooo hesap kitap, para-pul, hep sarı hep sarı ne ki bu sarı...... der gibi nasıl da meraklı ve acıyan gözlerle bakıyor değil mi?




Sevgiyle kalın...

26 Mart 2015 Perşembe

Kürk Mantolu Madonna - Sebahattin Ali

Slm,

Elimdeki "okunacak kitaplar" listesinde birkaç yıldır Kürk Mantolu Madonna yazılı idi. Sebahattin Ali'nin hayatını okuyunca yine ülkemin karanlık yüzü çarptı suratıma ve bu yazarın kalemini merak ettim.
"Dünyadaki yalancı peygamberi yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre, işte bu bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıktır", diyen bir bilim adamı. Umarım bu doğru tespit ülkem için en kısa zamanda son bulur. "Öldürülen Türkiye'nin geleceği, aydınlığı" bunu ne zaman anlayacağız acaba.

Öyle nefesinizi kesen bir roman beklemeyin. Belki sizin, belki komsunuzun veya bir akrabanızın hayatı var burada.
Sıradan bir insanın hayatı bu kadar akıcı anlatılabilir ancak, bir nefeste okuyacaksınız.  ve sizi çoook etki altında bırakacak diye düşünüyorum.
Siz geç kalmayın ve bir an önce okuyun.

Seviyor musunuz?
Koşulsuz sahip çıkın ona, sımsıkı tutun elinden ve gitmek istese de bırakmayın.

Mutlaka okumanız gereken kitaplar listenizde olsun ve bir an önce okuyun.

Sevgiyle kalın.

Japon Olmak İstiyorum - Ayşe KULİN


Japon mühendis Kishi Ryoichi, kendini İzmit Körfezi Geçiş Köprüsü inşaatında, kopan halattan sorumlu tuttuğu için intihar etmiş.
Bu haberi, 23 Mart sabahı, gazetede okuyunca, elbette umutsuzca ama yine bütün samimiyetimle Japon olmak istedim.
Bir kere daha istemiştim Japon olmak!
Japonya’nın başına gelen büyük felaketten sonraydı. 2011 yılının 11 Martı’nda, Tokyo’nun kuzey doğusunda meydana gelen ve altı dakika süren 9 şiddetindeki deprem yetmezmiş gibi, 37 metrelik dalgalarla karaya saldıran tsunami sırasında 15.828 kişi ölmüş, 3.700 kişi kaybolmuş, altı milyon ev elektriksiz veya susuz kalmıştı. Yerle bir olmuş bölgeye dünyanın dört bir tarafından yardım yağarken gazetelerde felaketle ilgili haberler ve fotoğraflar çıkıyordu. İşte o fotoğraflara hayret ve ibretle bakmıştım.
Fotoğraflarda, Japonlar kendilerine dağıtılan gıdayı almak için sıraya girmiş bekleşiyorlardı. Yığılma yoktu, itiş kakış yoktu, açık gözlülük yaparak sırayı atlayıp önlere sızmak yoktu. Dağıtım yapan adamın üzerine çullanmak, başkasının hakkını almaya kalkışmak da yoktu. Televizyonları da izlemiştim elbette. Her şeylerini bir anda kaybetmiş bu acılı insanlar bağrışıp çağrışmıyor, şikâyet ederek dövünmüyor, inanılmaz bir vekâr ve sabırla enkazın kaldırılmasına yardım ediyorlardı. Enkaz kaldırıldıkça, dostlarının, akrabalarının hatta yavrularının ölü bedenlerini yine aynı tevekkülle kucaklıyor, bağırıp çağrışmadan göğüslüyorlardı başlarına geleni.
Bunlar ne güzel insanlar diye düşünmüştüm, nasıl bir terbiyeyle büyütülüyorlar ki, bu kadar nazik ve mütevekkil olabiliyorlar. “Allahım” demiştim gökyüzüne seslenerek, “bir kere daha dünyaya gelmek mümkünse eğer, beni bir sonraki seferde, Japon yarat!”
Çünkü ben, dindarlığı ile övünen ülkemde sık yaşanan deprem sonralarında, çadır, battaniye ve gıda dağıtımlarında, her seferinde kargaşaya, yağmaya, talana şahit olmuştum hep. Kimi açık gözlerin her dağıtılan malzemeden, kuyruğa girerek birkaç kez alıp hakkını alamayanlara para karşılığı sattığını ve hatta böylesi bir alçaklığa dağıtımı yapan görevlilerin bile bulaştığını okumuştum gazetelerde.
Hırsızlarla rüşvetçilerin, suçları belgelendiğinde dahi aklandığı, yalancıların yalanları belgelendiğinde, aynı yalanda ısrarcı olunduğu, yüzsüzlerin yüzünün asla kızarmadığı, fuhuş skandallarının, partiye, cemiyete, şuna, buna zarar verir diye örtbas edildiği, sınav yolsuzlukları sorumlularının, treni raydan çıkaran idarecinin, ihmalleriyle madencileri öldüren müdürlerin istifa etmediği, çocukları, gençleri döverek ya da kurşunlayarak öldüren polislerin kollandığı, siyasi cinayetlerin emrini verenlerin asla yakalanamadığı ülkemde yaşayıp giderken, şerbetlenip ya ben de utanç duygumu kaybedersem diye müthiş bir telaşa kapıldım, bu sefer.
İşte sırf bu yüzden, ahlaki değerlerin altüst olduğu ülkemde, haysiyetimi korumak adına, ben illa Japon olmak istiyorum. Japon konsolosluğundan biri, bu çığlığımı duyar da bana ses verirse, saçımı siyaha boyamaya hazırım

Ayşe KULİN


Onurlu, şerefli  bir dünya bizim elimizde... Sevgiyle kalın

18 Mart 2015 Çarşamba

Uçurtma Avcısı - Khaled Hosseini

Slm,

Bu romanı okumayan kimse kalmasın.
Cehenneme çevirdiğimiz dünyamıza barış getiririz belki.

Çok üzüleceksiniz ama çok şey düşündürecek, çok şey kazandıracak size bu roman.  Benden Selam Söyleyin Anadolu'ya' yı okurken de kalbim aynı şekilde boğulmuş, daralmıştı.            http://aynurunaynasi.blogspot.com.tr/2013/05/benden-selam-soyle-anadoluya_6558.html

Bu romanı okuyunca Ortadoğu'da eksik olmayan "tank, tüfek, kan, gözyaşı"nı daha dikkatli dinleyeceksiniz. Kendinizi de suçlu hissedeceksiniz belki.
Ortadoğu'nun kan okyanusunu yaratanların, çocukların hayatını karartan "Allahu Ekber" nidaları kendi müslümanlığınızı, sorumluluğunuzu  binlerce kez sorgulattıracak size.
Allah'ın bile insanlar hakkında hükmünü, ömürleri sona erdikten sonra verdiğine inanırken, biz kim oluyoruz da.... insanları yargılama hakkına sahip olabiliyoruz. Canlarını alıyoruz, bunun vebalini nasıl ödeyecekler hiç düşünmezler mi?  Keşke sadece bunu düşünebilsek. http://aynurunaynasi.blogspot.com.tr/2014/01/kalbinize-ve-beyninize-muhur-olsun.html
Daha bi başka lanet okuyacaksınız kötü olan her şeye.

Cennet gerçekten sadece müslümanların mı? düşüneceksiniz mesela. Yoksa iyi olanların mı?
Gerçek ibadet nedir? düşüneceksiniz.

Gerçek ibadetin "iyilik-barış" olduğu kanaatine varacaksınız belki de.




"İyi insan" olmanız ve hayatı güzel yaşamanız, hatalarınızı fark edince özür dilemeniz, yarınlara güzel bir dünya bırakmamız dileklerimle. Sevgiyle kalın.

Poğaça (Çiğdem'den)

Slm,

sizlere yumuşacık ve nefis bir poğaça tarifi vereceğim üstelik sıvı yağla yapılıyor. Biz iş yerinde enfesle yedik. Ellerine sağlık Çiğdem.

Malzemeler:

2,5 su bardağı süt
1 su bardağı sıvıyağ
1/2 çay bardağı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 paket yaş maya
1 yumurta akı (sarısı üzerine)
İçine peynir, zeytin, ... vb.

Yapılışı: Yumurta sarısı hariç tüm malzemeleri karıştır, mayalandıktan sonra istediğin şekli ver, sade de yapabilirsiniz, peynirli, zeytinli, çikolatalı, kıymalı size kalmış. 150 derecede pişiriniz.
Afiyet olsun.





Sevgiyle kalın...