Sayfalar

16 Ekim 2014 Perşembe

OLGUNLAŞMAK

Artık eskisi gibi her hafta sonu birileri ile dışarı çıkmak istemiyorum. Beni yoran ilişkiler, yeni tanışmalar, yeni yüzler aramıyorum.
Eski dostlukların da özetini çıkarmaya başladım.
İlişkilerde tasarrufa gidiyorsun her şeyde olduğu gibi ve gereksiz insanları hayatından atmak istiyorsun.
.....
Beni anlamayanlarla konuşmak cümle kirliliği yaratıyor ve hak edenlere saklıyorum enerjimi.
İstediğime istediğimi deme özgürlüğüne sahibim, eleştirme hakkını oluşturan yaşamışlık ve yeterli yas faktörü artık bende de var.
"Ben demiştim" ,"ben bilirim", "ben zaten anlamıştım", sendromunda olanlarla arkadaşlıkları bir kez daha sorguluyorsun.
İlişkilerini sadeleştirmeye başlayınca sıra iyi ve kötü gün dostlarını ayıklamaya geliyor. Kötü gün dostlarını belirliyor ve onlara daha çok önem veriyorsun. İyi gün dostu bulmak ne kadar kolaysa kötü gün dostu bulmak bir o kadar zor, biliyorum. Dostlar ihtiyaç olduğunda göçmen kuşlar gibi sıcağa uçuyor ve sadece seninle birlikte sürüden ayrı düşenler kalıyor.
Zamanın ne kadar kıymetli olduğunu öğreniyorsun buralara kadar gelirken. Uzun düz otobanlardan olduğu gibi, kestirme bozuk yollardan da ulaşabilirsin hedeflerine. Kestirmeleri de öğrendim gide gele.
Boş geçen her saniye değerli artık. Daha yapılacak çok şey var ama, kendimi çok yormaktan çok hırpalamaktan yana değilim.
Gerektiğinde "HAYIR" demeyi öğrendim ve bu kelime basta karşındakine kırıcı gelse de senin için hayat kurtarıcı olabiliyor. Sevgiye önem vermek gerektiğini, zamanı geldiğinde elinde sadece sevginin kalacağını biliyorum.
Sevgi paylaşıldıkça oluşuyor, olgunlaşıyor. Aileme ve seçtiğim tüm dostlarıma daha önce göstermediğim sevgi, anlayış ve ilgiyi gösteriyorum. Biliyorsun ki gidenlerin ardında sadece iyilikler kalıyor, ne kadar sevgi dolu olduğu hatırlanıp anılıyor.
Dostlarıma, kendimize yemek yapmak hoşuma gidiyor. Mutfak eskiden bir zulüm iken simdi zevk aldığım mekanlar arasına giriyor. Farklı lezzetler denemek güzel ve kendi lezzetimi kendimde yaratabileceğim belli bir damak zevkim ve mutfak kültürüm oluştu.
Sonra Sezen'in şarkısındaki gibi anneni daha sık düşünüyorsun ve hatta anlıyorsun.
İste bu yeni alışmaya başlanan ve giderek hoşa giden yeni duruma olgunluk deniyor.
Yaşamışlığın, görmüşlüğün, geride kalmış üflenmiş doğum günü mumlarının bir sonucu kendiliğinden ortaya çıkıyor hayatın bir dönemecinde bu olgunluk.
Ne zaman dersen herkese göre, ne kadar dolu yaşadığına göre değişiyor bu olgunluk çağına ermek. İnanın bana hayattaki düşüşler, zor alınan virajlar bu zamanı hızlandırıyor.
Kendi dünyanın küçüklüğünü keşfetmek ve buna rağmen kendinin kıymetini bilmek çok ise yarıyor.

Bir gün hepimizin bu huzurlu olgunluğu bulmasını diliyorum.

Can DÜNDAR


Enfes bir yazı, kalemine sağlık....

Sevgiyle kalın…

1 Ekim 2014 Çarşamba

Hanımlarrrrrrr...........

Çin bilgeliğinin kadınlar için 5 davranış kuralı:

1. Ev işlerinde ve zor işlerde sana yardım edecek olan, aynı zamanda da iyi bir işi olan bir adam bulman önemlidir 

2. Esprili, nüktedan ve seni güldürmesini bilen bir adam bulman önemlidir.                                                          
3. Kendisine güvenebileceğin ve sana hiç yalan söylemeyecek bir adam bulman önemlidir.                                                      
4. Yatakta iyi olan ve seninle aşk yapmayı seven bir adam bulman önemlidir.                                                             
5. Bu dört adamın birbirlerini tanımamaları önemlidir.

Sevgiyle kalın

Hem düşün hem gül....

Nişanlı bir çift trafik kazası geçirir ve ölürler. CENNETE gittiklerin de kapıda görevli olan meleğe sorarlar:

- "Acaba Cennette evlenebilirmiyiz?"

Melek:
- "Bana biraz zaman verin ben size cevabı iletirim" der.

Aradan birkaç ay geçer ve melek mutlu haberi getirir ve evlenebileceklerini söyler. Bu habere çok sevinirler.

Damat hemen sorar: -Peki anlaşamazsak boşanabilirmiyiz?

Melek Şiddetli bir şekilde kızar ve cevap verir.
-3 Aydır uğraşıyorum nikahınızı kıyacak imamı zor buldum da boşayacak avukatı nereden bulayım ben. 

Sevgiyle kalın