Sayfalar

16 Şubat 2015 Pazartesi

Yalancı Kestane Şekeri (Hacer'den)



Slm, 

Kestane şekeri sever misiniz? Cevabınız evetse bu tarifi denemelisiniz. Ne kadar da güzel görünüyor değil mi? 
Ben kaç tane yediğimi saymadım,  sevgili Hacer yapmış, hepimiz çok beğendik, tarif istedik o da tek tek bizimle başa çıkamayacağı için kısa bir yol seçtik.  
Çocuklarınızın da pek beğeneceği kanısındayım.
Sevgili Hacer sana yazık oluyor buralarda, harcanıyorsun  :))) ….. ellerine sağlık.


Malzemeler:

1 Su bardağı kuru fasulye      
2 Su bardağı şeker      
1 Su bardağı çekilmiş ceviz içi    
3 Yumurta     
125 gr.Tereyağı veya margarin(oda sıcaklığında yumuşamış)      
1 Paket kabartma toz
çikolata

Yapılışı: 

1 su bardağı kuru fasulye bir gece önceden ıslatılır.
Kuru fasulye haşlanır(haşlandıktan sonra 2su bardağı olacak) ve iyice ezilerek püre haline getirilir.  Diğer malzemelerin tamamı fasulye püresine eklenip mikserin düşük ayarıyla çırpılır.  Bu karışım küçük bir fırın tepsisine dökülüp 150 dereceli fırında 1saat kadar pişirilir.    Ilıdıktan sonra ufak parçalar koparılıp elde yuvarlanarak toplar yapılır ve servis tabağına dizilir. Arzuya göre bitter çikolata benmari usulü eritilip üzerini süsleyin

Sevgiyle kalın.

29 Ocak 2015 Perşembe

Kadayıflı Muhallebi

Slm,

Sevgili Selvihan yapmış ve işe getirmişti pek beğendik.
Ben de  tarif bekleyenleri daha fazla hayal kırıklığına uğratmadan fırsattan istifade edip hemen fotoğrafını çektim ve paylaşma onayını aldım. Çok güzel, içinizi baymayan,  hafif bir tatlı. Denemenizi şiddetle öneririm.


Güzel aynasını eklemesem olmazdı.


Malzemeler:
1 lt süt
1 su bardağından 1 parmak eksik şeker
3 çorba kaşığı un
1 çorba kaşığı nişasta
1 vanilya
1 paket krem şanti

Taban ve üzeri için:
250 gr civarı tel kadayıf
1 su bardağı civadı ceviz
3 kaşık şeker
2 kaşık tereyağı



Yapılışı: Süt, şeker, un, nişastayı ekleyerek ve sürekli karıştırarak  muhallebiyi yapın. Ocağı kapattıktan sonra vanilya ekleyin yaklaşık 5 dk sonra krem şantiyi ekleyerek muhallebiyi mikserde çırpın.
Tereyağını eriterek kadayıfı hafif pembeleşinceye dek kavurun, pembeleşince ceviz ve şekeri ekleyin ve yaklaşık 5 dk civarı kavurmaya devam edin. Kadayıfın bir kısmını borcamın altına yayın (yarısından azı). Muhallebiyi ekleyin ve üzerine kalan kadayıfı ekleyin. Akşamdan yapıp buzdolabında bekletirseniz daha güzel oluyor.  Afiyet olsun

sevgiyle kalın

28 Ocak 2015 Çarşamba

İslam Hocalarına gönderme;

Selam,

Kişisel çıkarlar için doğruya doğru - yanlışa yanlış diyemeyenlerin enflasyonunu yaşadığımız bu dönemde herşeye rağmen doğruyu haykıran karekterleri seviyorum. Ahmet Hakan'dan güzel bir yazının bir kısmı.
 Haksız mı?


Sevgiyle kalın

21 Ocak 2015 Çarşamba

Kuran gerçekten nedir? Bir sohbetten...


Ahmet Hakan'ın Çarşamba Sohbetleri röportajından alıntılar (İhsan Eliaçık'la)...





İnşallah iyi insan olup, iyi insan vasıflarında yaşarız...
Sevgiyle kalın...

8 Ocak 2015 Perşembe

Okunması gereken bir yazı: Gerçek İslam bu değil. Peki hangisi?

“Gerçek İslam bu değil.” “Peki hangisi?”

28 Aralık 2014 PazarLevent Gültekin
Taliban çıktığında “Bunlar İslam’ı yanlış yorumluyor” deyip kendimizi onlardan ayrı tutmaya çalıştık.
El Kaide çıktığında, yıllarca Bin Ladin eleştirisi yaparak yine “Bunların gerçek İslam’la alakası yok” diyerek kendimizi oyaladık.
IŞİD çıktı, her zamanki gibi yine kolay yolu seçtik ve “Bu insanlar gerçek Müslüman değil”diyerek konuyu kapatmaya çalıştık.
Bin Ladin’i bırakmış, Bağdadi’yi tartışmaya başlamıştık.
Yıllarca “Âlim” deyip ağzının içine baktığımız insanların vahşiliği, kadın istismarını, ölmeyi, öldürmeyi meşrulaştıran fetvalarını duyduğumuzda “Bunlar sapıtmış, gerçek İslam bu değil”deyip sorumluluğu üzerimizden attığımızı sandık.
İşler her geçen gün daha da kötüye gitti.
Dini otorite bildiğimiz insanlar, kurumlar din adına her gün yeni bir skandala imza atıyor.
Mesela dinî alanda önemli bir otorite sayılan Hayrettin Karaman’ın, bir süredir kaleme aldığı her yazı, büyük kırılmalara sebep oluyor.
En son “Yolsuzluk yapana hırsız demenin ne kadar büyük bir günah olduğunu” anlattı bize.
Bunu yazmaya niçin ihtiyaç duyduğu başlı başına bir sorun.
Ve birçok kimse “Hayrettin Karaman’ın söylediğinin gerçek İslam’la alakası yok” deyip işin içinden çıktı.
Geçtiğimiz hafta Diyanet’in işçi güvenliğini konu ettiği Cuma hutbesinde “Tedbirde aşırılık Allah’a güveni sarsar” mesajı verilince yeni bir şaşkınlık yaşadık.
İktidara yamanmış bir dinin ne tür sapma ve bozulmalara yol açacağını göstermesi açısından son örneklerden biriydi.
***
Sadece bunlar değil.
Dünya yolsuzluk endeksinde en az yolsuzluk yapan ilk 55 ülke arasında tek bir tane Müslüman ülke yok!
Diğer taraftan din adına sınav soruları çalındı. Yolsuzluk yapıldı. İnsanların hayatı karartıldı. Hatta cinayetler işlendi. Kadınlar aşağılandı. Toplum içinde gülmelerinin, hatta bir işte çalışmalarının büyük günah olduğu söylendi.
Üstelik bunları, saygınlığını dindarlığına borçlu kimseler dile getirdi.
Din ve dindarlık çatışmanın, ayrışmanın odağı haline geldi.
Din adına adam kayırma aldı başını gitti.
Din adına rüşvet almak, rüşvet vermek neredeyse bir alışkanlık haline geldi.
Garip bir biçimde insanların dindarlığı arttıkça, işlediği kabahatler de o oranda yükseldi.
Dindarlaştıkça insanlıktan, evrensel değerlerden kopan, uzaklaşan kimseler haline geldik.
Kendini dindar olarak tanımlayanlar, tuhaf ama, cennete gitmek için kötülükte, cehalette yarışır oldular.
Bu tablodan dolayı, Batılı ülkelerde İslam karşıtlığı, Müslüman düşmanlığı her geçen gün artarak devam ediyor.
Dindarların sığlığı ve ötekini dışlama tavrı endişe verici boyutlarda.
Üzülerek söylüyorum, artık dünya İslam’ı bu korkunç, insanlık dışı, hukuk dışı tutum ve davranışlarla tanır oldu.
Hal böyleyken bu olup bitene getirebileceğimiz bir tek savunmamız var: “Gerçek İslam bu değil. Gerçek dindarlık bu değil.”
Biliyoruz ki, bizim “Onlar gerçek Müslüman değil” diye nitelediğimiz kimseler, aynı şeyi bizim için söylüyorlar!
Peki gerçek İslam hangisi? Gerçek dindarlık nerede, kimde?
Niçin asırlardır gerçek dindarlık uygulanamadı?  Hâlâ bir türlü niçin uygulanamıyor?
Dinî kurumlar, âlim dediğimiz dindar şahsiyetler de gerçek İslam’ı bilmiyor veyahut uygulayamıyorsa kim nerede, nasıl uygulayacak?
“Gerçek İslam bu değil” diyerek İslam’ın yara almasının önüne geçemiyoruz.
Toplumlar için önemli bir değer olan dinin gelecekte de varlığını sürdürmesini istiyorsak meselenin esasını konuşmamız gerek.
Bu kadar kötülük nasıl oluyor da bu dinde kendine yer buluyor?
Bunca insan niçin ve nasıl İslam’ı bu kadar yanlış yorumluyor?
Bunun nedeni ne? İslam neden ilk yıllardaki, asrı saadetteki pırıltısını, cazibesini, kıymetini koruyamıyor?
Gerçek Müslümanlık dediğimiz, ilk 15 yılda hayat bulabildi. 1400 yılda toplam 15 yıl.
Yani, Hz. Ömer’den sonra artık biz yeryüzünde gerçek Müslümanlığın yaşadığını göremedik.
“Peki neden?” sorusu üzerine bir kafa yormamız gerekmiyor mu?
Bu sorudan kaçarak nereye varacağız?
Taliban, IŞİD, Boko Haram, Müslüman Kardeşler, Diyanet, Cemaat, AK Parti, Hayrettin Karaman, Yusuf El Karadavi, Suud Müftüsü, Mehmet Görmez, Cübbeli Ahmet, Tuğrul İnançer ve daha birçok şahıs ve kurumu tartışmaktan kurtulup işin özüne yani sorunun asıl kaynağına ne zaman ineceğiz?
Bu insanların problemli düşünce ve sözlerine neyin kaynaklık ettiğini sorgulamaktan niçin korkuyoruz?
Asıl sorunun kişilerde değil, yorumda, algıda, dini insan hayatında konumlandırdığımız yerde olduğunu ne zaman göreceğiz?
Asıl problemin dinden, dindarlıktan ne anladığımızda olduğunu ne zaman düşünmeye başlayacağız?
Asıl sorunun, dini 21. yüzyıl şartlarına göre yorumlayamadığımızdan kaynaklandığını ne zaman fark edeceğiz?
Kabahat işleyen dindar gördüğümüzde, ne zamana kadar “Bu gerçek Müslüman değil”kolaycılığına başvuracağız?
Dünyada “Gerçek Müslümanlık bunlarınki” diyebileceğimiz tek bir grup, cemaat, yapı yok.
Bu gerçeği görmemek için daha ne kadar direneceğiz?
***
Geçtiğimiz hafta Habertürk’te iki kıymetli İlahiyat profesörü Hayri Kırbaşoğlu ve İlhami Güler’i izledim.
İlhami Güler hoca o programda şunu söyledi: “IŞİD’in, savundukları ve yapmaya çalıştıkları, Kuran ve sünnetin vaaz etiklerinden farklı değil. Yani bu kaynakları düz bir okumayla ele alırsak bu insanların yaptıklarının hepsi bu kaynaklarda var.”
Bu, yabana atılacak bir görüş değil.
İlhami Hoca’dan dinledim: Hz Ömer bazı ayetleri “O günün şartları için geçerliydi” diyerek uygulamaktan imtina etmiş.
“O gün” dediği 10 yıl öncesi.
Bu tutum sayesinde Hz Ömer dönemine kadar işler yolunda gitti.
Ondan sonra kimse İslam’ı günün koşullarına göre anlamaya ve yaşamaya cesaret edemediği ve akıl erdiremediği için Müslümanlık gelişen hayatın şartlarıyla çelişir oldu.
***
Geçmişte dindar cemaatlerin içinde bulunmuş, İslamcılık davasına omuz vermiş insanlardan çok sayıda mail alıyorum.
Büyük bir dram yaşanıyor. İnsanların ruhunda ve kalbinde derin bir boşluk oluşmuş.
Bugün olup bitenlere bakarak “Ben başörtüsü için hayatımı harcadım. Boşuna mıydı? Ben dindarlık yaygınlaşsın diye ömrümü verdim. Bu muydu? Ben Müslümanlık barış getirecek, haksızlıkları giderecek diye düşünüyordum bunun için gençliğimi harcadım boşuna mıydı?..” türü sorular soruyorlar.
“20-30 yıl İslamcılık davası içinde bulundum. Son yaşadıklarımızdan sonra artık inancımı kaybettim” diyenler var.
Tüm bu kırılmaları, dağılmaları, umutsuzlukları görmezden mi geleceğiz?
Kanaat önderleri niçin bu dehşetengiz tabloya kafa yormuyor?
Niçin yeni hayat şartları ile din yorumunun çelişmesine köklü çözüm aranmıyorlar?
Veyahut arayan, kafa yoranların sesleri niçin bastırılıyor?
İktidardan bağımsız, olup bitene sıhhatli açıklamalar getirecek, insanları içine düştükleri umutsuzluktan çıkaracak sözü olan hiç kimse kalmadı mı?
Yıllarca Tv’ler, gazeteler, vakıflar, dernekler aracılığıyla insanları dindarlığa davet ettiler.
Şimdi o insanlar büyük bir bataklığın içinde çırpınıp duruyor.
Hem davet ediyorsun hem de bataklıkta terk ediyorsun. Olacak iş mi?
Davet ettikleri dindarlık çatışmanın, kötülüğün, ayrımcılığın kaynağı olmuş, bunu umursamıyorlar!?
100 yıllık İslamcılık davası resmen çöktü. Çıkıp iki kelime etmiyorlar. Böyle bir vurdumduymazlık olabilir mi?
***
Eğer risk alıp bir çıkış bulmazsak Müslümanlık gözümüzün önünde parçalanıp yok olacak.
“Müslümanım” demeye utanır hale geleceğiz.
Batı’da artan Müslüman karşıtlığına söyleyecek bir sözümüz yok.
Çünkü her şey, bizim bile kabul edemeyeceğiz şekilde gelişiyor.
Bir söz, bir çıkış bulmamız gerekiyor. Yoksa din adına birbirimizi yiyip bitireceğiz.
Sonra da kimi Müslümanlar bizim mahvımızdan bahsederken “Gerçek İslam bu değil, bunlar da gerçek Müslüman değildi” diyecekler.
***
Ben ilahiyatçı değilim, din âlimi hiç değilim.
Ne yapılacağı konusunda bir kanaat beyan edemem.
Bu ülkenin bir evladıyım.
Ve İslam’ın durumu, hepimizin sorunu.
Bir tıkanıklık olduğunu görüyoruz.
Dindarlığın toplumda giderek problemin kaynağı haline geldiğinin farkındayız.
İslam’ın gerçek işlevini yerine getirmediğini görüyoruz.
Ya ahlak, dürüstlük, adalet, eşitlik, özgürlük gibi binlerce yıllık insanlık değerleri ışığında; günümüz koşullarında dindarlığımızı yeni bir gözle algılayacağız…
Ya da Avrupa’da olduğu gibi dinin bütünüyle kalplerden, zihinlerden hatta toplum sahnesinden atılmasına sebep olacak din karşıtlığının büyümesine seyirci kalacağız.
Tercih bizim

6 Ocak 2015 Salı

Yaşlı yapabilse, genç düşünebilse...

Beterin beteri var derler ya..

Halimize şükür demek istiyorum ama günaha girmekten de korkuyorum...

Farkında mıyız imkanlarımızın acaba?

Sevgiyle kalın.

18 Aralık 2014 Perşembe

Pırasalı börek

Selam,

Güzel bir börek, denemenizi tavsiye ederim. Bazı malzemelerin ölçülerini yazmayı unutmuşum o nedenle ortalama bir miktar yazacağım.

Malzemeler:

İç malzeme:

4-5 ad yufka
1 kg pırasa
1 orta boy havuç
Soğan
Sıvıyağ
Üzeri için çörekotu, haşhaş vb.




Yufka için:
1 yumurta (1/2 sarısı üzerine)
1 su bardağı süt /yoğurt (1/2 yufkaya 1,5-2 yemek kaşığı olacak şekilde)
1/2 çay bardağı sıvıyağ

Havucu rendeleyin, pırasaları ince ince doğrayın. Soğan da pırasagillerden ama daha lezzetli olduğunu düşünerek bu tarifimde de ayrıca kullanıyorum. Soğan karamelize olduktan  sonra  pırasa ve havucu ekleyin ve tüm malzemeleri 2-3 dk harmanlayın.

Yufkayı ikiye bölün hazırladığınız sütlü/yoğurtlu harçtan 1,5-2 çorba kaşığı sürün. 1 yufkanın yarısına dolu dolu 1 tahta kaşığı pırasalı harcı, tüm yufka yüzeyine dağıtın ve rulo yapın. İster gül böreği şeklinde yapın, isterseniz tüm tepsiye tek rulo yapın bu işlem bittikten sonra tüm yüzeye artan harcı yayın. (artan harca yumurta sarısını ekleyip iyice çırpın. Yumurta sarısını unutmayın, aksi takdirde üzeri güzel kızarmayabilir).  Üzerine çörekotu, haşhaş vb ekleyin.
Pişirdikten sonra resim çekmeyi unutmuşum.
Bu böreğin pırasalı olduğu çoğunlukla anlaşılmıyor. Özellikle erkekler ve çocuklar pırasa sevmezler ama bu tarifle onları kandırabilirsiniz. Afiyet olsun..




















                                      
Sevgiyle kalın.

12 Aralık 2014 Cuma

Krep

Selam,

"Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem,
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı"

demiş Cemal Süreyya.

Bence de öyle. Hafta sonu kendimi şımartırım, misafirim gelecekmiş gibi bir kahvaltı masası hazırlarım...  Hani "mide beyne doydum hissini yansıtırmış ya" hafta sonları benim "mide ve beyin" galiba  küsüşüyor ve bir de "doydum" komutu ctesi, pazar siliniyor. Benim göz, mide, beyin bu kelimeden bihaber, bir sonraki hafta sonuna kadar kahvaltı yapamayacaklarından endişe ediyorlar zannımca. Bu tarife uygun bir vaziyet-i hal içinde otururum ben kahvaltıya......

Birçok krep tarifi denedim, en son ölçülerim bu. Oldukça akışkan bir hamurunuz olacak.  Siz kendi damak tadınıza göre malzeme oranlarını değiştirebilirsiniz.

Malzemeler:

4 su bardağı süt
1 çay bardağı sıvıyağ
2,5 su bardağı un
Tuz
2 çay kaşığı kabartma tozu
Tereyağ (pişince üzerine sürmek için)

İçine: Peynir+maydanoz, krem çikolata, sebze sote, bal vb...

Yapılışı:  İlk tavaya çok az sıvıyağ koyduktan sonra 1 çorba kepçesi krep hamurunu tavaya aktarın, tavanın her tarafına hamuru yayın ve arkalı önlü pişirin. Tercihinize göre sıcakken üzerine tereyağ sürebilirsiniz (az). Bunu ilk kez denedim ve beğendim. Arasına hazırladığınız harcı ekleyerek rulo yapın. Afiyet olsun.








Sevgiyle kalın....

3 Kasım 2014 Pazartesi

Dünya IQ

Slm,

Bir belgeselde bazı maymunların 85 IQ ya sahip olduğunu öğrendim ve biz ne durumdayız diye azıcık merak ettim,  işte sonuçlar.

Dünya devletlerinin IQ düzeyi.

http://www.photius.com/rankings/national_iq_scores_country_ranks.html

Countries are ranked highest to lowest national IQ score.

Rank
--------
Country
-----------------------
%
-------------
1Singapore108
2South Korea106
3Japan105
4Italy102
5Iceland101
5Mongolia101
6Switzerland101
7Austria100
7China100
7Luxembourg100
7Netherlands100
7Norway100
7United Kingdom100
8Belgium99
8Canada99
8Estonia99
8Finland99
8Germany99
8New Zealand99
8Poland99
8Sweden99
9Andorra98
9Australia98
9Czech Republic98
9Denmark98
9France98
9Hungary98
9Latvia98
9Spain98
9United States98
10Belarus97
10Malta97
10Russia97
10Ukraine97
11Moldova96
11Slovakia96
11Slovenia96
11Uruguay96
12Israel95
12Portugal95
13Armenia94
13Georgia94
13Kazakhstan94
13Romania94
13Vietnam94
14Argentina93
14Bulgaria93
15Greece92
15Ireland92
15Malaysia92
16Brunei91
16Cambodia91
16Cyprus91
16FYROM91
16Lithuania91
16Sierra Leone91
16Thailand91
17Albania90
17Bosnia and Herzegovina90
17Chile90
17Croatia90
17Kyrgyzstan90
17Turkey90
18Cook Islands89
18Costa Rica89
18Laos89
18Mauritius89
18Serbia89
18Suriname89
19Ecuador88
19Mexico88
19Samoa88
20Azerbaijan87
20Bolivia87
20Brazil87
20Guyana87
20Indonesia87
20Iraq87
20Myanmar (Burma)87
20Tajikistan87
20Turkmenistan87
20Uzbekistan87
21Kuwait86
21Philippines86
21Seychelles86
21Tonga86
22Cuba85
22Eritrea85
22Fiji85
22Kiribati85
22Peru85
22Trinidad and Tobago85
22Yemen85
23Afghanistan84
23Bahamas, The84
23Belize84
23Colombia84
23Iran84
23Jordan84
23Marshall Islands84
23Micronesia, Federated States of84
23Morocco84
23Nigeria84
23Pakistan84
23Panama84
23Paraguay84
23Saudi Arabia84
23Solomon Islands84
23Uganda84
23United Arab Emirates84
23Vanuatu84
23Venezuela84
24Algeria83
24Bahrain83
24Libya83
24Oman83
24Papua New Guinea83
24Syria83
24Tunisia83
25Bangladesh82
25Dominican Republic82
25India82
25Lebanon82
25Madagascar82
25Zimbabwe82
26Egypt81
26Honduras81
26Maldives81
26Nicaragua81
27Barbados80
27Bhutan80
27El Salvador80
27Kenya80
28Guatemala79
28Sri Lanka79
28Zambia79
29Congo, Democratic Republic of the78
29Nepal78
29Qatar78
30Comoros77
30South Africa77
31Cape Verde76
31Congo, Republic of the76
31Mauritania76
31Senegal76
32Mali74
32Namibia74
33Ghana73
34Tanzania72
35Central African Republic71
35Grenada71
35Jamaica71
35Saint Vincent and the Grenadines71
35Sudan71
36Antigua and Barbuda70
36Benin70
36Botswana70
36Rwanda70
36Togo70
37Burundi69
37Cote d'Ivoire69
37Ethiopia69
37Malawi69
37Niger69
38Angola68
38Burkina Faso68
38Chad68
38Djibouti68
38Somalia68
38Swaziland68
39Dominica67
39Guinea67
39Guinea-Bissau67
39Haiti67
39Lesotho67
39Liberia67
39Saint Kitts and Nevis67
39Sao Tome and Principe67
40Gambia, The66
41Cameroon64
41Gabon64
41Mozambique64
42Saint Lucia62
43Equatorial Guinea59
North KoreaN/A
Sevgiyle kalın...

16 Ekim 2014 Perşembe

OLGUNLAŞMAK

Artık eskisi gibi her hafta sonu birileri ile dışarı çıkmak istemiyorum. Beni yoran ilişkiler, yeni tanışmalar, yeni yüzler aramıyorum.
Eski dostlukların da özetini çıkarmaya başladım.
İlişkilerde tasarrufa gidiyorsun her şeyde olduğu gibi ve gereksiz insanları hayatından atmak istiyorsun.
.....
Beni anlamayanlarla konuşmak cümle kirliliği yaratıyor ve hak edenlere saklıyorum enerjimi.
İstediğime istediğimi deme özgürlüğüne sahibim, eleştirme hakkını oluşturan yaşamışlık ve yeterli yas faktörü artık bende de var.
"Ben demiştim" ,"ben bilirim", "ben zaten anlamıştım", sendromunda olanlarla arkadaşlıkları bir kez daha sorguluyorsun.
İlişkilerini sadeleştirmeye başlayınca sıra iyi ve kötü gün dostlarını ayıklamaya geliyor. Kötü gün dostlarını belirliyor ve onlara daha çok önem veriyorsun. İyi gün dostu bulmak ne kadar kolaysa kötü gün dostu bulmak bir o kadar zor, biliyorum. Dostlar ihtiyaç olduğunda göçmen kuşlar gibi sıcağa uçuyor ve sadece seninle birlikte sürüden ayrı düşenler kalıyor.
Zamanın ne kadar kıymetli olduğunu öğreniyorsun buralara kadar gelirken. Uzun düz otobanlardan olduğu gibi, kestirme bozuk yollardan da ulaşabilirsin hedeflerine. Kestirmeleri de öğrendim gide gele.
Boş geçen her saniye değerli artık. Daha yapılacak çok şey var ama, kendimi çok yormaktan çok hırpalamaktan yana değilim.
Gerektiğinde "HAYIR" demeyi öğrendim ve bu kelime basta karşındakine kırıcı gelse de senin için hayat kurtarıcı olabiliyor. Sevgiye önem vermek gerektiğini, zamanı geldiğinde elinde sadece sevginin kalacağını biliyorum.
Sevgi paylaşıldıkça oluşuyor, olgunlaşıyor. Aileme ve seçtiğim tüm dostlarıma daha önce göstermediğim sevgi, anlayış ve ilgiyi gösteriyorum. Biliyorsun ki gidenlerin ardında sadece iyilikler kalıyor, ne kadar sevgi dolu olduğu hatırlanıp anılıyor.
Dostlarıma, kendimize yemek yapmak hoşuma gidiyor. Mutfak eskiden bir zulüm iken simdi zevk aldığım mekanlar arasına giriyor. Farklı lezzetler denemek güzel ve kendi lezzetimi kendimde yaratabileceğim belli bir damak zevkim ve mutfak kültürüm oluştu.
Sonra Sezen'in şarkısındaki gibi anneni daha sık düşünüyorsun ve hatta anlıyorsun.
İste bu yeni alışmaya başlanan ve giderek hoşa giden yeni duruma olgunluk deniyor.
Yaşamışlığın, görmüşlüğün, geride kalmış üflenmiş doğum günü mumlarının bir sonucu kendiliğinden ortaya çıkıyor hayatın bir dönemecinde bu olgunluk.
Ne zaman dersen herkese göre, ne kadar dolu yaşadığına göre değişiyor bu olgunluk çağına ermek. İnanın bana hayattaki düşüşler, zor alınan virajlar bu zamanı hızlandırıyor.
Kendi dünyanın küçüklüğünü keşfetmek ve buna rağmen kendinin kıymetini bilmek çok ise yarıyor.

Bir gün hepimizin bu huzurlu olgunluğu bulmasını diliyorum.

Can DÜNDAR


Enfes bir yazı, kalemine sağlık....

Sevgiyle kalın…

1 Ekim 2014 Çarşamba

Hanımlarrrrrrr...........

Çin bilgeliğinin kadınlar için 5 davranış kuralı:

1. Ev işlerinde ve zor işlerde sana yardım edecek olan, aynı zamanda da iyi bir işi olan bir adam bulman önemlidir 

2. Esprili, nüktedan ve seni güldürmesini bilen bir adam bulman önemlidir.                                                          
3. Kendisine güvenebileceğin ve sana hiç yalan söylemeyecek bir adam bulman önemlidir.                                                      
4. Yatakta iyi olan ve seninle aşk yapmayı seven bir adam bulman önemlidir.                                                             
5. Bu dört adamın birbirlerini tanımamaları önemlidir.

Sevgiyle kalın